top of page
Tüm Yazılar


Hür İnsanın Yalnızlığı
Hayat dediğimiz ontolojik gerçeklik, başı ve sonu olan, zamana bağlı ve belli bir mekân içinde yaşanan gerçekliktir. Başı ve sonu bizim tarafımızdan değil, inandığımız ilahi güç tarafından tayin edilmiş insanın varoluşsal gerçeğini, aklı başında olan herkes kabul ediyor ve bu gerçeğe boyun eğiyor. İnsanın; bir yanda hür iradeye sahip bir kimliği ve yapısı var, bir yanda da bu kimliği ile tanınmak, var olmak, yapıp ettiğinde hür olmak ve nihayet ebedi olmak istek ve arzusu va


Etkilenmek
Doğu ve Batı Kültürleri, coğrafi keşifler sonucu yüz yüze gelerek hepsi biri birinden etkilendiler. Önce kadim Yunan düşüncesinin iki klâsiği olan Eflâtun ve Aristo doğu dillerine çevrildi. Sonra doğuda yetişen, Farabi, İbn-i Rüşt, İbn-i Sina gibi bilgin ve düşünce adamları doğunun bu klâsik düşünürlerinden bir hayli etkilendiler. Batıda orta çağ skolastik düşüncesinden sonra meydana gelen Rönesans ve Reform hareketlerinin hazırlayıcıları olan düşünürler de büyük ölçüde yukar


Elit Seçkin Güzide
Yazının başlığı olan üç kelimenin her biri, ilk bakışta üç ayrı konumda ve anlamda olduğu izlenimi veriyorsa da aslında bu üç sözcüğün anlamı birdir. Elit Fransızca, seçkin Türkçe, güzide Farsçadır. Üç ayrı dildeki bu üç kelimenin morfolojik analizine girmeden bu gün dilimizde her üç şekliyle sıkça kullanılan, politik içeriğinden daha çok sosyal içeriği ile öne çıkan yapısından söz etmek istiyorum. Seçkinler; birileri tarafından veya bir kurum tarafından seçilmiş kişiler deği


Eleştiri Üzerine
Eleştiri nedir sorusuna verilecek bütün cevaplarda, eleştirinin formüle edilmiş tam bir tanımını bulmak oldukça güçtür. Eskilerin, 'tenkit' dedikleri şey de bu günkü anlamıyla eleştirinin yerini pek tutmamaktadır. Bizde eleştiri, daha çok 'critique' in karşılığı olarak kullanılmakta ve bu haliyle dışarıdan ve bize sonradan intikal etmiş bir kavram olarak görülmektedir. Nitekim çoğu yazarlarca, geçmiş toplum yapımızın diyalektiğinde tenkidi (eleştirel) bir tavrın olmadığı vars
bottom of page