top of page

Elit Seçkin Güzide

  • Yazarın fotoğrafı: Mehmet Atilla Maraş
    Mehmet Atilla Maraş
  • 1 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Yazının başlığı olan üç kelimenin her biri, ilk bakışta üç ayrı konumda ve anlamda olduğu izlenimi veriyorsa da aslında bu üç sözcüğün anlamı birdir. Elit Fransızca, seçkin Türkçe, güzide Farsçadır. Üç ayrı dildeki bu üç kelimenin morfolojik analizine girmeden bu gün dilimizde her üç şekliyle sıkça kullanılan, politik içeriğinden daha çok sosyal içeriği ile öne çıkan yapısından söz etmek istiyorum.


Seçkinler; birileri tarafından veya bir kurum tarafından seçilmiş kişiler değildir. Meselâ halk tarafından seçilen her bir milletvekili, seçkin bir kimliğe sahip olmayabilir. Ancak bu seçilenler arasında daha önceleri, milletvekili olmadan önce seçkin bir kimliğe sahip olanlar çıkabilir. Bir beldenin, bir kasabanın ve bir şehrin ileri ve önde gelenlerinin hepsi seçkin veya güzide değildir. Ancak içlerinde güzide olanlar bulunabilir. Peki kimdir bu güzide ve seçkin insan?


Seçkin insan, her şeyden evvel okumayı ve yazmayı bilen birisidir. Okumayı alışkanlık haline getirmiş, evinde kitaplığı olan, yazı yazma becerisinden ötürü bulunduğu kasabada veya ildeki gazetelere, dergilere yazılar yazan, sözü, savı dinlenir, olgun ve kendine güven duyulan biridir. İçinde yaşadığı cemiyet ve toplum tarafından sevilen ve sayılan dürüst biridir. Son derece açık tavırlı, ne söylediğini bilen, söylediğinin ve konuştuğunun arkasında duran, söz ve fikir namusuna sahip, toplumun ahlâk ilkelerine bağlı ve buna tam riayet eden, bütün bu mümeyyiz vasıflarıyla öne çıkmış duruş sahibi birisi seçkindir, güzidedir. Yaşını başını almış, sözü sohbeti dinlenebilir, bir derdi, bir davası olan, bu derdi ve bu davayı insanlığın yükselmesi ve yücelmesi için taşıyan, bunun için bütün bir ömrünü insanlığa adamış birisidir.


Seçkin insan , gecesini ve gündüzünü, insanların hayrına tahsis eden biridir. Özveri sahibi, düşünen, duyan, hassas ve ince, tek kelimeyle rafine insan... Bu ve benzer özellikleri daha da çoğaltabiliriz Onlar toplumun önde gelen elitleridir. Elitleri biz böyle anlamak, böyle tanımak ve böyle görmek istiyoruz. Seçkinleri toplumun emrinde ve hizmetinde görmek istiyoruz. Bir toplum, ancak bu güzide ve güzel insanların omuzlarında yükselebilir.


Farabi’nin Medine-i Fazıla’sı nasıl bir şehir ve insan projesidir? Güzideler toplumu, erdemliler şehri, faziletli insanların kurduğu şehir hayatı ve şehir toplumu. Bu toplum medeni bir toplumdur. Böyle site şehirlerin yan yana geldiği bir devlet ve böyle devletlerden kurulmuş bir dünya, bir evren... Böyle bir dünya hayal belki. Belki böyle bir düşünce bir ütopya. Ama insanların asıl varmak istedikleri de güzel bir dünya, güzel bir hayat ve güzel insanlarla sürekli beraber olma... Böyle bir iklimin, böyle bir hayatın hayal edilmesi bile, gördüğümüz onlarca olumsuz tablolar karşısında insanı rahatlatıyor.


Günümüzün kirli ve bunalımlı şehir hayatını yaşayan insanların arasından sıyrılarak öne çıkan güzideler var aramızda. Bunlar bu toplumun gerçek kahramanlarıdır. Bunların sayıları az da olsa bunlar vardır. Bunalım içindeki toplumlara bu güzideler, taze ve diri bir ruh aşısı yapmaktadırlar. Onları bunalımlardan, korkulardan uzaklaştırıp hayatın nasıl yaşanılır kılınacağının formüllerini üretmektedirler.


21. yüzyıla girdiğimiz bu günlerde, gelecek olan yılları kucaklayacak olanlar herkesten önce bu güzidelerdir. Bu toplum ve kanaat önderleri, gelmekte olan sivil ve özgür kuşakları, onların fıtratlarına uygun yaşamaya değer bir hayatı onlara öğreteceklerdir. Farabi’nin bir ütopyası olan Medine’yi Fazıla, belki yirmi birinci yüzyılda hayal olmaktan çıkacak, hayata geçerek gerçeğe dönüşecektir. İnsanlık, eski alışkanlıklarını bırakarak yeni bir yüz yılda yeni bir kültür ve medeniyet projesini insanlık adına realize edecektir, etmelidir. Belki medeni insanların kuracakları medeni şehir devletleri olacaktır. Tarihin sonu değil, medeniyetler arası çatışmaların değil, medeniyetler arası diyalogların kurulup hayata geçeceği yüzyıl, belki de içine girdiğimiz bu yeni yüzyıldır.

bottom of page