top of page
Tüm Yazılar
Sükût Suretinde Bir Düşünce Adamı:Nuri Pakdil
Asıl adı Mehmet Nuri Pakdil. Kahramanmaraş, 1934 doğumlu. Manifaturacı bir babanın tek oğlu. Ne sebeptendir bilinmez, 1984’te ismindeki ‘mim’i yani Mehmet’i mahkeme kararı ile kaldırıyor. Tanındığı gibi Nuri Pakdil olarak kalıyor. ‘Yürü, yürü, yürümelisin. Yürümezsen düşersin’ . Böyle diyordu etrafındaki dostlarına Sayın Pakdil. ‘Füsusu’l-Hikem’in sahibi İbn-i Arabî de “En büyük mucize, insanın ayakta durabilmesidir.” demişti yıllar önce. Kalabalıklarda bir yalnız insan, bir
Şiir Sanatının Okumaya Çalıştığı Bir Alan Mavera
Vahiy kaynaklı bir düşünce ve medeniyetin bünyesinde sanat faaliyetleri önemli bir yer işgal eder. Bu bağlamda şiir sanatının da İslam düşünce ve medeniyetinin içinde önemli bir yeri ve payı vardır. Düşünce dünyası İslam merkezli olan şairlerin, hikâyeci ve yazarların bir araya gelerek çıkardığı aylık bir derginin adıdır Mavera. İş bu derginin ilk sayısı Aralık 1976’da yayınlanmış, 1990 yılına kadar 163 sayı çıkmıştır. Mavera kavramı bir dergiye ad olarak seçilirken belli ki
| Nef’'îce Bir Edâ, Nâbîce Bir Duruş: Atilla Maraş’ın Şiiri | Eyüp Azlal
Edebiyat çevrelerinde Mehmet Atilla Maraş’ın şiirinde tatlı ve sert bir üslubun var olduğu söylenir. Şair-yazar Vahap Akbaş, kendisiyle yapılan bir söyleşide, Maraş’ın şiirinde Nef’î’ce bir eda olduğunu söylemişti. Bu niteleme doğrudur. Nef’î’nin tarzı şiirde erkeksi bir üsluptur. Gerçekten de Maraş’ın şiirlerine baktığımızda “Hey yar, ey dost, hey ah” ve benzeri kelimelerde sert ünsüzlerin hâkim olması tesadüfî değildir. Abdulvahhap Akbaş’ın bu doğru tespitine katılarak doğr
| Şairin “Bulurum Ben Yâr Seni” Deyişine Güzellemedir | Nurettin Durman
Geçen yıl, baktım cıvıl cıvıl bir şehrayin var penceremin önündeki incir ağacının yaprakları arasında. Minicik, ufacık kuşlar. Bir hareket, aman Allah’ım! Bir kabile gibi, bir devletin fertleri gibi, birbirleriyle oynaşıp duruyorlar. İncir kuşları deniyormuş meğer. Serçeden küçük, minik, tatlı şeyler. Dünya kendi hallerini böyle de ortaya koyuyormuş demek ki! Ağaçlar, kuşlar, bulutlar, yağmurlar, Allah’ın ayetleri yerlerini muhafaza ediyorlar böylece. Yetmişli yıllardı, ilkin
bottom of page