Konuşmak
- 18 Oca
- 2 dakikada okunur
Rabbişrahli sadri ve yesirli emri vehlül ukdeten min lisani.
Rabbim; göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz. Kur'an: 20 / 25-27
Konuşmak; bir dilin mevcut kelimeleri ve imkânlarıyla, düşüncelerin seslendirilerek anlatılması olayıdır. Konuşmak, belli bir konudan söz etmektir. Bir başka deyişle konuşmak demek, en büyük ihtiyaçlarımızdan birisinin giderilmesi anlamına gelir. Dilimizin pasının silinmesi, dilimizin açılması ancak konuşmak suretiyle olur. Duygu ve düşüncelerin anlatımı yazıyla olduğu gibi sözle yani konuşarak da anlatılır.
Konuşmak; insanların anlaşmalarını, bir şekilde barış içinde olmalarını sağladığı gibi, insanların çatışmasına veya savaşmasına da sebep olabilir. Çünkü söz ağızdan çıkar ve dilde ifadesini bulur. Bir kez ağızdan çıktıktan sonra da geriye dönüşü yoktur. Söz, yaydan fırlayan bir ok gibi adeta.
Yüksek sesle okumak, bir çeşit konuşmadır. İnsan, zaman zaman, tek başına kaldığında kendi kendisiyle konuşur ama konuşma, birden fazla insanla gerçekleşen en doğal bir iletişim olayıdır. Konuşmak suretiyle insanlar biri birlerine sürekli mesajlar iletir, bilgilendirir ve haberleşirler.
Bir muhatabın arkasından konuşulduğu gibi, önemli olan onun yüzüne karşı yapılan konuşmadır.
Konuşurken inci gibi tane tane konuşmalıdır. Konuşulan dilin inceliklerini bilmeden yapılan konuşmalar insana sıkıcı gelebilir. Kelimelerin kullanımına dikkat etmeli, onları yutmadan net bir şekilde ağızdan çıkararak konuşulmalıdır. Bütün bunlar güzel bir konuşma yapmak içindir.
Kapalı kapılar ardında bir takım gizli, kapaklı konuşmalar gerçekleşebilir. Aslında konuşmak, bir şeye açıklık getirmek demek olduğundan meramımızı aleni olarak açıkça ifade etmek en güzel olanıdır.
Belli bir konuda karşılıklı konuşmanın yanında, tek kişinin bir başına büyük bir insan topluluğuna karşı konuşması, hitabet denen konuşma sanatını bilmeyi gerektirir. İki kişinin karşılıklı muhabbetine sohbet denildiği gibi, bir kişinin büyük bir çoğunluğa konuşmasının ise birçok adı var; konferans, panel, sempozyum gibi...Bizim kültür ve medeniyetimiz, bir sohbet medeniyetidir bir yerde.
Konuşmak, birilerine hitap etmektir. Konuşan kişi bir yerde hatip, dinleyen ise muhataptır. Bir yönüyle konuşmak; nutuk atmaktır. Politikacıların konuşmaları böyledir. Onların konuşmaları bir yerde söylev ve demeç biçimindedir. Bu tür konuşmalarda konuşmanın etkili olması arzulanır.
Eğer konuşmalar bir işe yaramayacaksa, hayır getirmeyecekse veya hayra vesile olmayacaksa susmak konuşmaktan daha evlâdır. Bunun için söz gümüşse sükût altındır demişler.
Konuşmalarda çoğu zaman yapılan göndermeler, imalı konuşmalar, iğnelemeler, alaycı istiskaller çoğu kez muhataplar tarafından hoş karşılanmaz. Bu açıdan, konuşan kişi açık ve net olmalı, konuşmadaki tavrını açık bir şekilde ortaya koymalıdır. İki dost arasında geçen konuşmadaki üslup ve adap oldukça önemlidir. Ses tonu yükselmemeli normal seyrinde gitmelidir.
Konuşurken inci gibi tane tane konuşmalıdır. Konuşulan dilin inceliklerini bilmeden yapılan konuşmalar insana sıkıcı gelebilir. Kelimelerin kullanımına dikkat etmeli, onları yutmadan net bir şekilde ağızdan çıkararak konuşulmalıdır. Bütün bunlar güzel bir konuşma yapmak içindir.
Kapalı kapılar ardında bir takım gizli, kapaklı konuşmalar gerçekleşebilir. Aslında konuşmak, bir şeye açıklık getirmek demek olduğundan meramımızı aleni olarak açıkça ifade etmek en güzel olanıdır.
Belli bir konuda karşılıklı konuşmanın yanında, tek kişinin bir başına büyük bir insan topluluğuna karşı konuşması, hitabet denen konuşma sanatını bilmeyi gerektirir. İki kişinin karşılıklı muhabbetine sohbet denildiği gibi, bir kişinin büyük bir çoğunluğa konuşmasının ise birçok adı var; konferans, panel, sempozyum gibi...Bizim kültür ve medeniyetimiz, bir sohbet medeniyetidir bir yerde.
Konuşmak, birilerine hitap etmektir. Konuşan kişi bir yerde hatip, dinleyen ise muhataptır. Bir yönüyle konuşmak; nutuk atmaktır. Politikacıların konuşmaları böyledir. Onların konuşmaları bir yerde söylev ve demeç biçimindedir. Bu tür konuşmalarda konuşmanın etkili olması arzulanır.
Eğer konuşmalar bir işe yaramayacaksa, hayır getirmeyecekse veya hayra vesile olmayacaksa susmak konuşmaktan daha evlâdır. Bunun için söz gümüşse sükût altındır demişler.