top of page

Sanatta Hayret Durakları

  • Yazarın fotoğrafı: Mehmet Atilla Maraş
    Mehmet Atilla Maraş
  • 3 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Sanat eserleri, soy zekanın eserleridir. Bir mimar bir mermeri, bir şair bir şiiri, üstün zekâsının ve ilhamının yardımıyla şekillendirir. Şair ve mimarın ortaya koyduğu esere bakan saf akıl, zaman zaman hayrete düşmekten kendini alamaz. Demek ki eserde estetik bir formda ortaya çıkan zekâ, insanoğlunu ‘hayret’ duraklarında bırakır.


Yeryüzü, gökyüzü ve bütün bir evren bütünüyle harika bir sanat eseridir. Düşünce sahipleri için evrenin her bir parçasında bin hayret gizlidir. Tabiatın güzelliği ve ahengi üzerinde düşünmek, insanoğlunu binlerce defa hayret ettirir.


İnsanların zaman zaman yaşanan hayattan kaçarak sanatın alanlarına sığınmalarının tek sebebi, maddi dünyanın insan ruhu üzerindeki dayanılmaz ağırlığı ve baskısıdır.


Maddi dünyanın baskısı altında kalarak ezilen ve sıkılan insan ruhu, hür ve bağımsız olmak arzusuyla tabiatın bağrına doğru koşar. Tabiatta, insan ruhunu tatmin eden bir sır gizlidir. Bu sır insanı kendine doğru çeker. İnsan ruhunun zaman zaman madde ötesi ve madde üstü bir yerleri arzulaması, ruh denen varlığın, esas itibariyle bu dünyaya, bu maddi dünyaya değil de onun madde ötesi bir dünyaya aidiyetinden ötürüdür.


Ruh, yapısı itibarıyla madde üstü lâtif bir varlıktır. Bu maddi âlemde adeta bir misafirdir. Her ruh, gezgindir, göçmendir. Belirli bir süre yabancısı olduğu bu dünyada, belli bir zırh içinde bir serüveni yaşayacaktır. Sonra günü ve zamanı geldiğinde taktir edilmiş olan bir ‘an’ da zırhından soyunarak asli vatanına hicret edecektir. Çünkü ruh, bu dünyada muhacirdir.


Her insanın ruhunda sanata dair bir yan bulabiliriz. İnsan bu yönünü geliştirdikçe, bir takım sanat faaliyetlerinde bulunabilir. İnsanoğlu, sanat adına yapıp ettikleriyle en büyük sanatkâr olan Allah’ı aklından ve hatırından çıkarmadıkça ona rakip olmaya iltifat etmez.


İnsanın sanat adına yaptıkları, bir modelden hareketle bir taklit hareketidir. Ancak buna rağmen sanat adına birtakım eserler ortaya koyan insanın, kendi nefsini kutsaması, kendini aşırı derecede önemsemesi, acınacak bir haldir.


Yaratıcının verdiği bir takım imkân ve kabiliyetlerle, onun koyduğu kanunlar doğrultusunda sanat faaliyeti yapan, bir takım sanat eseri ortaya koyan sanatçının hali güzel bir haldir. Edası güzel bir eda, tavrı güzel bir tavırdır.

bottom of page