top of page

Aydın Bilgin Ve Bilge

  • Yazarın fotoğrafı: Mehmet Atilla Maraş
    Mehmet Atilla Maraş
  • 2 gün önce
  • 2 dakikada okunur

İlim ilim bilmektir

İlim kendin bilmektir

Sen kendini bilmezsin

Ya nice okumaktır

                                     Yunus


Aydın; irfan sahibi, okumuş eli kalem tutan, görgülü, bilgili ve ileri düşünceli kimseye denir. Aydının görevi, aydınlatmaktır. Azerbaycan’da aydına ‘ziyalı’ diyorlar. Eskiden bizde aydına münevver derlerdi. (Tenvir eden, aydınlatan anlamında.)


Ülke ve toplum sorunları hakkında açıklayıcı bilgiler veren, yeri geldiğinde toplumsal sorunlara çözümler üreten insanlar aydın insanlardır. Aydınların önemli özelliklerinden birini onların sorumluluk bilinci taşımalarında aramak gerekir. Gerçek manada aydın; doğu ve batı düşünce ve kültürünü özümsemiş, okuyan, yazan, düşünen ve konuşan kimsedir.


Entelektüel; ilim, teknik ve kültürün değişik dallarında özel bir öğrenim görmüş, kendini bu konularda yetiştirmiş ve geliştirmiş kişidir. Entelektüel, düşünsel etkinliği olan adamdır. Düşünceye büyük önem veren, zihinsel faaliyetleri ağır basan kişidir entelektüel.


Bilgin; bilimsel bir konuda düşünebilen, bilgi sahibi kimseye denir. İlim sahibi kimse, yani âlim. Âlim, kendi dalında yetkin bir kimsedir. Âlim veya hoca... İlmi öğretenler, muallimlerdir. Âlimler üretir, muallimler öğretir. Bilgin, bilgi sahibi, kişidir. Malumat sahibi kimselere, bilgiç diyebiliriz ama bilgin diyemeyiz. Bilgin, kendi dalında sistematik bilgi sahibi olan kimsedir.


Bilge; erdemli, faziletli, iyi ahlâk sahibi, olgun, kâmil ve bilgisiyle amel eden, kendisine itimat ve itibar edilen kimseye denir. Kişiliğine ve bilimsel kimliğine güvenilen kimse hem bilgindir hem aydındır ve hem de bilgedir.


Bilgi; İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünüdür. Bir iş, bir olay ve herhangi bir şey konusunda bilinen. Bir başka deyişle bilgi; doğruluğu gerekli ve yeterli delillerle temellendirilmiş şuur muhtevalarıdır. Bilginin kaynağı, metodu, sınırları gibi konularla bilgi teorisi (epistemoloji) ilgilenir. Bir bilginin bilimsel bilgi olması, malumat olmaktan kurtarılması için o bilginin araştırma ve gözleme dayanıyor olması, yani deneysel olması gerekir. Bir başka söyleyişle bilgi; insan zekâsının çalışması sonucu, ortaya çıkardığı düşünce olarak da tanımlanabilir. Sezgilerimizle, zihnimizin kavradığı temel düşünceler, bizim için bir bilgi mahiyetindedir.


Bilim; (ilim) kuru bir bilgi değildir. Bilgide eşyanın dış yüzü ile temas söz konusu ise, bilimde eşyanın iç yapısına kadar sistematik bir şekilde nüfuz etmek söz konusudur.


Toplumumuzu aydınlatacak, onlara yol gösterip rehberlik edecek, onlara bir istikamet, bir doğrultu verecek olan hocalara, aydınlara, bilginlere ve kişiliğinde bu üç vasfı birden taşıyan, gönlünü ve kafasını toplumumuzun yeniden inşasına, ihyasına vakfetmiş, adeta yardan ve serden geçmiş muhabbet fedaisi, sivil toplum önderlerine, bilgelerine çok ihtiyacımız var. Kuşkusuz bu vasıfta yetişkin insanımız vardır ve giderek sayıları artmaktadır.


Ülkemiz, bugün için böyle entelektüel birikime sahip kimlik ve kişilik sahibi aydınlara her zamankinden daha çok ihtiyaç duymaktadır. Bu insanlar, toplumun gerçek mürebbileridir. Bunların her biri, insanımızın ruhsal, insani ve ahlaki yönden yükselmesine, yücelmesine vesile olacaklardır. Bu yeni içine girdiğimiz yirmi birinci yüzyılın, bilgi çağının bilgi toplumu, ancak bu vasıftaki insanların omuzları üstünde kurulacaktır.


Geleceğin aydınlık ve müreffeh Türkiye’si, fedakâr ve cefakâr âlimlerin, aydınların, kültür ve sanat adamlarının, sivil ve özgür bir ortamda gösterecekleri ceht ve çabaları sonucunda kurulacaktır. Bir şair olarak sezgilerim, bana bu umudu yeşertmekte ve yaşatmaktadır.

bottom of page