Arınma
- Mehmet Atilla Maraş

- 6 Tem 2025
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 31 Ağu 2025
Yazı yazmak, hangi şartlarda olursa olsun, bir yazarın olmazsa olmazıdır. Coğrafya, insan için nasıl bir kaderse, yazı yazmak da bir yazarın kaderidir.
Yazarlığımın başlangıcı; 1966 yılı Ocak ayında, Urfa’da, yeni yayın hayatına başlayan ‘Günlük, Siyasi Şafak Gazetesi’nde başlar. Günlük denmesine rağmen gazete başlığının hemen altında ve parantez içinde (Şimdilik haftada iki gün yayınlanır.) ibaresi vardır. İlk şiirlerim, denemelerim bu gazetede yayınlandı. O zamanlar henüz on yedi yaşındaydım ve lise son sınıfta öğrenciydim.
Aynı yıl, Ankara’da yayın hayatında olan ve Adalet Partisine yakınlığı ile bilen Turhan Dilligil’in çıkardığı Adalet Gazetesi’nin Urfa muhabiriydim. Yıllar sonra Yeni Devir, Yeni Şafak gibi günlük gazetelerde seyrek de olsa sanatsal yazılarımla göründüm.
Parlamentoda görevliyken İstanbul’da yayınlanan bir gazetede haftada bir siyasi yazılar yazdım Ama daha çok ülkenin tanınmış sanat ve edebiyat dergilerinde yazı ve şiirlerim yayınlandı. 2006 yılında Urfa milletvekili iken Türkiye Yazarlar Birliği’nin Urfa Şubesi tarafından sanat ve yazı hayatımın kırkıncı yılı kutlandı ve böylece kırkımız çıkmış oldu.
Şimdi yıllar sonra tekrar yazı hayatına dönmek, ‘Ankara Ekspresi’nde yazmak bana oldukça keyifli geldi. Yazı yazma niyetimi, sevgili Hakan Albayrak’a açtığımda seve seve, memnun olacağını tarafıma bildirince, ‘Kalem yazmak zorundadır. ’diyerek yazmaya başladım.
Yazının başlığı ne olsun diye düşünürken aklıma ‘Arınma’ diye bir kelime geldi. Adı Arınma olsun dedim ve bu kelimenin bana çağrıştığı, tedai ettirdiği bir yığın düşüncenin hışmına uğradım.
Neden, niçin arınma? Her şeyden; kirden, pastan arınma, temizlenme, yıkanma. Kötü niyetten, yalandan, riyadan, kem sözden, istihzadan, arınma.
Nefsimizin tezkiyesi, kalbimizin tasfiyesi için arınma. Kalbinden kirlenmiş her şeyi söküp atarak, şirkten, isyandan, tuğyandan arınma.
İş bu arınma ameliyesine kendimizden başlamalıyız.
Arınmak, yeni ve taptaze bir hayata başlamaktır. Yeni bir hayata ‘merhaba’ demektir. Kendimizi bir güzel hesaba çekmektir. Zira zaman, su gibi, akıp gidiyor. Bir ipek kumaş gibi elimizden kayıyor.
Tanpınar ne diyor?
Ne içindeyim zamanın
Ne büsbütün dışında
Geniş yekpare bir anın
Parçalanmaz akışında
Biz hepimiz, bütün insanlık, bütün renkleriyle, desenleriyle zamanla beraber bir sona doğru akıyoruz. Sonumuzu düşünerek bilincimizi uyandırmalıyız, uyanık olmalıyız.
Ey nefsim bir sonun var, onu düşün, arın ve hayatını anlamlı kıl.
Arın, arın, tüy gibi hafifle. Mutlu ol bu yalnızlık içinde, evde kalırken baş başa kendinle.
Arınma, içe kapanmayla olmaz. Geleceğe değil, geçmişe kapanmayla hiç olmaz. Taklitle, tekrarlarla arınma olmaz.
Arınma önce, düşüncede başlamalı. Kendimizi yeniden gözden geçirerek, ezberleri bozarak, bize ezberletilenleri, dayatılanları sorgulayarak, durup yeniden sorgulayarak arınmanın sınırlarına varabiliriz ancak.
Arınırken bize; akıl, bilim, sezgilerimiz ve ‘Vahiy’ yol gösterecektir. Vahyin kılavuzluğunda arınıp temizleneceğiz. Rüştünü ispat etmiş biri olarak bize dayatılan modernitenin, etnisitenin baskılarından, bukağılarından sıyrılarak arınmalıyız.
Vesayetten, dayatmalardan arınmak, bize kimliğimizi ve kişiliğimizi yeniden kazandıracaktır.
Yıllardır dayatmalar ve karatmalar altında kalarak yaşadık. Şimdi arınma vaktidir.