top of page

Ellezi refae kadreş-şuara bi hazel kavli-inne min’eş-şi’ri le hikmeten, inne minel beyâni le sihren.


Şairlerin kadrini yükselten şiir şüphesiz hikmettir, beyan ise sihirdir. (Hadis-i şerif)


Şiir, insana ‘Güzel’ olanı gösterir. Hayatı, aşkı, ölümü tanıtır. Ölüm ötesini işaretler. Bu kavramlar üzerinde tefekkür etmemize vesile olur. Temaları bu ve benzer konular olan şiirlere ‘hikmet’ gözüyle bakabiliriz. Bizde Hikemî şiirin en büyük ustası şüphesiz ki Şair Nâbi’dir.


Sihir kavramına girebilecek şiirler; insanı büyüleyip baştan çıkaran, hayâl âlemlerinde gezdiren, şeytanın aldatmasına götüren şiirlerdir. Genel ahlaka aykırı, müstehcen şiirler, silme hayal unsuru ütopik dünyalardan söz eden şiirler, bir tür büyü ve sihir kavramına girer.


Gerçek hayatta olmadığı gibi olması da mümkün görünmeyen, muhal olan, hatta imkânsız gibi görünen işler, oluşlar ve durumlardan söz eden şiirler beyan olması hesabıyla sihir kavramına girebilir. Yalancılığı aşikârdır. Okuyucusunu bu tür şiirleriyle etkileyen, onları adeta uyuşturup doğru yoldan saptıran şairler her zaman olmuştur. Bunlar her vadide at koşturan şairler olup insanları azdırıp dururlar. Bunlar için helâl ve meşru olanın sınırı nerede başlar, nerede biter belli değildir. Toplumun değer yargıları, genel ahlak kuralları bunlar için hiç önemli değildir.


Şiirin yapısında insanı etkileyen ve büyüleyen bir yanı her zaman var olmuştur. Şiirin bu büyüleyici ve etkileyici yönünü zaman zaman sihir olarak algılamak da yanlıştır.


Şiir ilhamla yazılır. İlhamın kaynağı ilahî ise o şiirde hikmet aranabilir. İlhamın kaynağı cin ve şeytan ise o şiirde sihir ve büyü vardır diyenler çoğunluktadır.


Şiir sanatının imkânları ve sınırları alabildiğine geniştir. Ancak her şair bu sınırlara kendisi ulaşır ve bu imkânları kendisi arar ve bulur.


Şiir sanatında, başka şairlerin buluş ve imkânlarından yararlanmanın adı etkilenme veya öykünmedir. Bazen bu imkânları kullanmak taklit etme boyutlarına varır ki usta bir şair hiçbir zaman bu duruma düşmez. Şairlerin biri birlerini etkilediği ve biri birlerinden etkilendiği kaçınılmazdır. Bir önceki kuşak, bir sonraki kuşağı etkilediği gibi, sonradan gelen bütün kuşaklar bir önceki kuşakların tümünden de etkilenebilirler.


Şairlerin dışında okuyucular ve eleştirmenler de şairleri etkileyebilir ve yönlendirebilirler.

Bir şairi bazen kendi eserleri etkiler. Bu etki, şairlere yeni imkânlar, yeni alanlar açabildiği gibi onun kendini tekrar etmesine de yol açabilir. Bu hâl şiir açısından tehlikeli bir durumdur. Şair etkilendiği oranda etkiler. Titiz ve yenilikçi bir şair, tekrarlara düşmeden yeni sesler, yeni imkânlar, yeni imajların yeni alanların peşinde koşan şairdir.


bottom of page