top of page

Şair ve Yazarlar Evi (Müze)

  • Yazarın fotoğrafı: Mehmet Atilla Maraş
    Mehmet Atilla Maraş
  • 3 Ara 2025
  • 3 dakikada okunur

2013 yılının Ocak ayında Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki Bey'le Hamam önündeki

bürosunda bir araya geldik. Veysel Bey'e; "Bir projem var, bunu hayata geçirmek istiyorum."

dedim. “Ne projesi bu?” ‘Şair ve Yazarlar Evi Projesi’ dedim. Bu projemin evveliyatı,

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'e kadar dayanır. Hikâyesi şöyledir:


Ben, 1999 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı iken aynı zamanda Ankara Büyükşehir

Belediye Başkanı Melih Gökçek'in Kültür ve Sanat danışmanlığı yapıyordum. Başkan

Gökçek, Ankara Ulus'taki Gençlik Parkı’nda, saz çalan ozanlar için büyük bir ev tahsis

etmişti. Halk Âşıkları, ozanlar, haftanın belli günlerinde burada toplanıyorlar, şiir okuyup saz

çalıyorlardı. Âşıkları seven insanlar da onları bu mekânda dinlemeye geliyordu. İçlerinde;

Âşık Murat Çobanoğlu, Âşık Şeref Taşlıova gibi meşhur ozanlar da vardı. İkisi de sonra

Ankara'da vefat etti. Bunlardan başka, Ankara dışında ikamet eden ünlü âşıklardan Neşet

Ertaş ve Âşık Mahzunî Şerif’i de burada anmak isterim.


Başkan Gökçek'e "Buna benzer bir evi bana da tahsis edersen, bende o evi, Ankara’da

yaşayan tanınmış şairlere ayırırım" dedim. “Olur, Atilla Bey, neden olmasın.” demesine

rağmen böyle bir yeri Ankara’daki şairlere tahsis etmedi. Bir yıl sonra da danışmanlık

görevini bıraktım. Bu olay içimde bir ukde olarak kaldı.


"Sevgili Başkan, sen hamam önünde ve hamam arkası semtinde onlarca konak yapıyorsun.

Mevcut konakları onarıyor, restore ediyorsun. Bir konağı da şair ve yazarlara tahsis edersen

ne kadar memnun olurum" dedim. Veysel Bey bana "Tamam, efendim derhal" dedi.


Mart 2013’ te, bu evin proje hazırlığı için bana, belediye binasının içinde bir büro tahsis etti

ve sekreter bir hanımı bana yardımcı olarak görevlendirdi. Başladım çalışmaya. Bu projenin

teorik kısmı ve uygulaması tam iki yıl sürdü.


2015 yılının Mayıs ayında müzeyi, halkın hizmetine hazır hale getirdim. Bütün masrafları

belediye karşıladı. Ve müzeyi gayri resmi olarak hizmete açtık. O dönemin Kültür Bakanı

olan Numan Kurtulmuş, söz verdiği halde, özel kalemi, çeşitli bahaneler uydurarak müzenin

açılışına gelmedi.


Müzeye çevirdiğimiz konak; iki katlı, altı odalı bir ahşap konaktır. Konağın, yüksek

duvarlarla çevrili geniş bir avlusu vardı. Yaz günleri bu geniş avluda, akşamları şiir şölenleri

düzenliyorduk.


Şair ve Yazarlar Müzesi; Satranç Müzesi'nin arka cephesinde yer almaktadır. Müzenin adresi:

Sakarya Mahallesi, Hacı Ayvaz sokak No. 6. / Altındağ-Hamam arkası /Ankara. Müzenin

yanı başında tarihi Hacı Ayvaz Camii (mescit) yer almaktadır.


Müzede, 33 şair ve yazarın kitapları ve şahsi eşyaları bulunmaktadır. Hepsi de, bir şekilde

Ankara'da yaşamış olan, Cumhuriyet Dönemi’nin şair ve yazarları yer almaktadır. Bu

şairlerden bazıları şunlardır: Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Hamdi Tanpınar, Arif Nihat Asya,

Necip Fazıl Kısakürek, Nazım Hikmet, Sezai Karakoç, Cemal Süreya, Ahmet Arif, Yavuz

Bülent Bakiler, Attila İlhan, Orhan Veli, Cahit Sıtkı Tarancı, Cahit Külebi, Abdurrahim

Karakoç, Mehmet Akif İnan, Erdem Bayazıt, Hilmi Yavuz, Cahit Zarifoğlu, Ataol

Behramoğlu, İsmet Özel.


Birinci kattaki odalardan biri, "Yedi Güzel Adam" diye tanınmış şair ve yazarlara tahsis

edilmiştir. Alt katta, bir söyleşi odası bulunmaktadır. Ben burada hafta sonları, üniversite

öğrencilerine edebiyat, sanat ve şiir sohbetleri yapıyordum. Bu odanın duvarlarında ayrıca,

Cumhuriyetin başından bu yana, Ankara'da çıkan ve sonra kapanan yetmişin üstünde sanat ve

edebiyat dergisi sergilenmektedir. Bu dergilerden bir kısmını kendi arşivimden, bir kısmını

şair ve yazar arkadaşlarımdan, bir kısmını da Ankara'daki Milli Kütüphane'nin arşivinden

tedarik ettim. Yine bu odada, kapalı geniş camlı bir dolap içinde, yaşayan tanınmış şairlerin o

güne kadar çıkmış şiir kasetleri sergilenmektedir.


Bu odada sergilenen dergilerin belli başlıları şunlardır: Mehmet Akif Ersoy’un Sebilürreşat

dergisi, Necip Fazıl'ın Ağaç dergisi, Yaşar Nabi Nayır'ın Varlık dergisi, Yakup Kadri

Karaosmanoğlu'nun Kadro dergisi, Orhan Veli'nin Yaprak dergisi, Cemil Sait Barlas’ın’

Pazar Postası’ dergisi, Nuri Pakdil'in Edebiyat dergisi, Mehmet Çınarlı'nın Hisar dergisi,

Osman Yüksel’in Serdengeçti dergisi, Sezai Karakoç'un Diriliş dergisi, Hüseyin Cöntürk'ün

Yordam dergisi, Rasim Özdenören'nin Mavera dergisini sayabiliriz.


Ahşap merdivenle çıkılan müzenin ikinci katında, misafirlerin dinlenmelerine ayrılan bir

salon ve dört oda bulunmaktadır. Benim çalışma masamın da bulunduğu bu salonun

duvarlarında, şairlere ait çerçeve içinde şiirler yer almaktadır. Müzenin iç tasarımı tamamen

bana aittir, Şairlerin seçilen şiirleri ya kendi sesinden ya da şiir yorumcularının sesinden

verilmektedir. Böylece, müzeyi gezmeye gelen misafirler, şairlerin kendi sesinden okunan

şiirleri dinlemek imkânını bulurlar.


Ayağınıza galoşları takıp müzeye girdiğinizde; o güne kadar yabancısı olduğunuz iki ayrı

kokuyla karşılaşırsınız. Birincisi; kitaplardan, dergilerden yayılan nefis matbaa mürekkebi

kokusu, ikincisi ahşap kokusu. Bu iki koku ve nostaljik bir atmosfer içinde, şiir ve

enstrümantal Türk Musikisi eşliğinde, müzeyi zevkle gezersiniz. Rahat olun, müze görevlisi,

müzede adları geçen şair ve yazarla ilgili sorduğunuz bütün sorulara cevap verecektir

bottom of page