top of page

Tecrübe

  • Yazarın fotoğrafı: Mehmet Atilla Maraş
    Mehmet Atilla Maraş
  • 3 gün önce
  • 1 dakikada okunur

Hayat, tecrübelerden örülü bir demettir. İnsan hayatı, tecrübeler sonunda bir şekil alır ve bir anlam kazanır. İnsanın ilk tecrübeleri (deneyim) duyu organları vasıtasıyla eşyalar üzerinde yoğunlaşır.


Eşyayı tanımak, insanoğlunun ilk tecrübelerindendir. Küçük evrenden (mikro kozmos) büyük evrene (makro kozmos) kadar her şey maddi ve manevi yapısıyla birer eşya hükmündedir.


İnsanın eşya ile olan ilişkisinden ‘olay’ doğar. İnsanın bütün bir hayatını, eşya ve olaylar zinciri bütün zamanlar boyunca çepeçevre kuşatmaktadır.


Tecrübenin alanı, hayatın akışı içinde insanın maddi ve manevi bütün boyutlarını kapsamaktadır.


İnsanların tümü için yaşanılan hayat, bir yanıyla anlamlı, bir yanıyla anlamsız olabilir. Hayatın anlamı, hayatın gayesini de beraberinde getirir. Gayesi ve değeri olan bir tecrübe, hayatın anlamı üzerinde yoğunlaşan tecrübedir. Yaşanmaya değer olan hayatın manası neyse, insanoğlu için sanatın gayesi ve anlamı da o olmalıdır.


Sanatın alanı, insanoğlunun bütün faaliyet alanlarını içine alır. Bu noktada, sanatın varlığı ve gerekliliğinden söz edebiliriz.


Hayatın ne demek olduğunu kavrayan zekâ, sanatın da ne demek olduğunu kavrayacaktır. Bir ağacı toprağa dikip onu yetiştirmek şiir yazmak, şarkı söylemek gibi bir sanat işidir.


Sanat faaliyetleri; bilgi, görgü ve nihayet bir tecrübe işidir. Sanat faaliyetlerimizde bize sezgilerimiz, aklımız ve duygularımız yardımcı olacak ve yol gösterecektir.


Düşünce ve tasavvurlarımız, rüyalarımız ve hatıralarımız, hayal gücü ve ilhamımız bize yardımcı olacak ve ufkumuzu açacaktır. Nihayet bu evrenin en büyük sanatkârı olan varlık, sanat çabalarımızda bize yardımcı olacaktır.

bottom of page