top of page

Anadolucu Bir Şair: Ahmet Kutsi Tecer

  • Yazarın fotoğrafı: Mehmet Atilla Maraş
    Mehmet Atilla Maraş
  • 3 Kas 2025
  • 3 dakikada okunur

                   

Cumhuriyet döneminin, Ahmet adlı üç önemli şairinden biri olan Ahmet Kutsi Tecer, 4 Eylül, 1901 Kudüs doğumludur. Aslen Erzincanlıdır. Diğerleri Ahmet Muhip Dranas ve Ahmet Hamdi Tanpınar’dır.


Öğretmen olan Tecer, iyi bir şair ve oyun yazarıdır. Bir dönem siyasetin içinde de bulunmuştur. Benim memleketim olan Urfa’dan milletvekili seçilmiştir. (1948)


Ahmet Kutsi; Halk edebiyatının önemli sözlü kaynakları olan Türküler, Deyimler, Atasözleri, Bilmeceler, Masal ve Hikâyelerden yararlanarak şiirler yazmıştır. Anadolu’nun halk oyunlarından da yararlanmıştır. Şiirlerinde, türkülerimizin sesini, sedasını duyarız. Yerli ve milli kültürümüzü önemseyen Tecer, Halk Edebiyatı içinde yer almıştır. Şiirlerinin tümünü hece vezniyle yazmıştır. İkinci hece kuşağı şairlerinden sayılır.


 Şiirlerinde; milli edebiyat zevk ve anlayışını, yurt ve memleket sevgisini dile getirmiştir. Milli edebiyat anlayışını sürdüren dönemin diğer şairleri ise şunlardır: Arif Nihat Asya, Orhan Şaik Gökyay, Kemalettin Kamu, Ömer Bedrettin Uşaklı, Bedri Rahmi Eyuboğlu ve Ömer Zeki Defne’dir.


Düğünlerde, bayramlarda, önemli günlerde, sevincimizin somutlaşmış bir ifadesi olan ‘halay çekmek’, topluca oynadığımız ve oyuncuların birebirlerine tutunarak oynadıkları hareketli oyunlarımızdandır. Karadeniz yöresinde çekilen halayın adı, Horon ’dur. Halay, daha çok doğu ve güneydoğu yöremize mahsus bir oyun çeşididir. Ege yöresinde oynan hareketli oyunlara ise ‘Zeybek’ denir. Şair, davul zurna eşliğinde çekilen bir halayı, bize şiir diliyle şöyle sunuyor:



HALAY


Çekin halay çalsın durmadan sazlar

Çekin ağır ağır halay düzülsün

Süzülsün oyunlar süzülsün nazlar

İnce beller mahmur gözler süzülsün


Tutun kızlar tutun birleşsin eller

Çalın sazlar çalın kırılsın teller

Dönün kızlar dönün kıvrılsın beller

Uzun siyah saçlar tel tel çözülsün


Bakışlar saçılsın kirpiğinizden

Kayan yıldızlar gibi geceki izden

Etekler içinde naz eden dizden

Üzülsün bu deli gönlüm üzülsün



Ahmet Kutsi Tecer, Anadolu halk kültürü üzerinde uzun yıllar çalışmıştır. Tecer, şiirimizdeki ‘âşık’ türü şiirin de öncülerindendir. Halk türkülerimizin gelişmesinde önemli katkıları olmuştur. Bir yönüyle, folklorla sanatın irtibatını ortaya koyup savunmuştur. Ancak İkinci yeni şairlerinden Cemal Süreya, bu konuya olumlu bakmaz. ‘Folklor, Sanata Düşman!’ diye yazar.


Ahmet Kutsi Tecer, 1948 de Urfa Milletvekili seçilir. Bir yaz günü, Ankara’dan Urfa’ya gelip Anzılha Bahçesi’nde arkadaşları ile oturur. Bir ara, başını kaldırıp mavi gökyüzünde pırıl pırıl parlayan aya ve yıldızlara bakar. Derin hayalleriyle baş başa kalınca, orada hemen ‘İbrahim’ adlı şiirini yazar.



İBRAHİM


Bir gece Urfa’da Halil Rahman’da

Suda bir ay doğdu garip zamanda

İçimde hicranlı bir bülbül sesi

Altımda seccade bir gül bahçesi

Üstümde yıldızlar önümde havuz

Pırıl pırıl bir aşk gecesi Temmuz

Orada sularla baş başa kaldım

Asırlar boyunca hülyaya daldım


Hacer’den uzakta Kabe’den ırak

Ne gökten bir haber ne kuş ne Burak

Sanki tanrısından uzak kederde

Nemrudun ateşe attığı yerde

Şimdi oturduğum gibi İbrahim

O benim yerimde ben o, o benim


İbrahimi dile getiren masal

Bu gece canlandı içimde dal dal

Nemrudu ateşi yanımda duydum

Gurbeti hicranı canımda duydum

Ayıldım hülyadan bülbül sesiyle

Ayın doğmasıyla suyun aksiyle



Onun en çok okunan ve ezberlenen, bir aşk ve özlem şiiri olan ‘Nerdesin’ adlı şiiri:


 

NERDESİN


Geceleyin bir ses böler uykumu

İçim ürpermeyle dolar nerdesin

Arıyorum yıllar var ki ben onu

Âşığıyım beni çağıran bu sesin


Gün olur sürüyüp beni derbeder

Bu ses rüzgârlara karışır gider

Gün olur peşimden yürür beraber

Ansızın haykırır bana nerdesin


Bütün sevgileri atıp içimden

Varlığımı yalnız ona verdim ben

Elverir ki bir gün bana derinden

Ta derinden bir gün bana gel desin



Batıya, tahsil için gönderilen aydınlarımız, batının kalkınmışlığını yakından görünce, memleketlerine döndüklerinde, Anadolu’yu kalkındırma, imar ve ihya etmek için var güçleriyle çalışarak ‘Anadoluculuk Hareketi’ni başlatırlar. Bu aydınlar; Hilmi Ziya Ülken başta olmak üzere, Nurettin Topçu, Remzi Oğuz Arık, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, Mükrimin Halil Yinanç ve şair Ahmet Kutsi Tecer’dir. Ahmet Kutsi Tecer, şiirleriyle Anadolu’ya yönelen lirik bir sestir.


Türkiye, bir ziraat memleketidir. Ziraat işlerini de köylülerimiz yapmaktadır. Köylüler, mevcut nüfusumuzu, ürettikleri ürünlerle beslemektedir. Bu yüzden belki, ‘Köylü, milletin efendisidir.’ denmiştir.


Şairin yaşadığı dönemlerde Anadolu’nun köyleri harap ve bitap bir haldedir. Köy nüfusu, şehir nüfusundan üç kat daha fazladır. Köy ve köycülük, Anadolucu olan aydınların önemle savundukları fikirlerden birisidir. Anadolu’nun topyekûn kalkınmasını sağlamak, onların idealleri arasındadır. Köylerin kalkınması için yapılan programların içinde “Köy Enstitüleri” de vardır. Bütün bu durumları bilen ve yaşayan Ahmet Kutsi Tecer, önemli şiirlerinden biri olan ‘Orda Bir Köy Var’ adlı şiirini kaleme almıştır Bu şiir aynı zamanda bestelenmiş bir şiirdir.



Orda Bir Köy Var


Orda bir köy var uzakta

O köy bizim köyümüzdür

Gezmesek de görmesek de

O köy bizim köyümüzdür

Orda bir ev var uzakta

O ev bizim evimizdir


Yatmasak da kalkmasak da

O ev bizim evimizdir

Orda bir dağ var uzakta

O dağ bizim dağımızdır

İnmesek de çıkmasak da

O dağ bizim dağımızdır


 

'Milli Edebiyat', düşüncesinin hece vezni ile şiir yazma ilkesine bağlı kalarak arı bir dille şiirler yazan Ahmet Kutsi Tecer, 'Memleket Edebiyatı' anlayışına bağlı kalarak Anadolu'nun şiirini yazdı adeta. 2002 yılında Ahmet Kutsi Tecer'in 'Bütün Şiirleri' Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayınlandı.

 Şair Ahmet Kutsi Tecer, 23 Temmuz, 1967 de İstanbul'da vefat etti.


Bu yazı, Sebilürreşad Dergisi'nin Kasım 2025 ,1118. sayısında yayınlanmıştır.

bottom of page